Yüksek riskli gebelik süreci geçiren anne, başarılı operasyonla bebeğini kucağına aldı

Plasenta akreata spektrumu nedeniyle yüksek riskli gebelik geçiren Fadime Borozan, Konya'da gerçekleştirilen başarılı operasyonla bebeğini sağlıklı bir şekilde kucağına aldı. Prof. Dr. Ali Acar ve ekibi, rahmi koruyarak dünya ortalamasının üzerinde bir başarıya imza attı.

14 Haz 2026 - 13:02 YAYINLANMA
Yüksek riskli gebelik süreci geçiren anne, başarılı operasyonla bebeğini kucağına aldı

Plasenta akreata spektrumu nedeniyle yüksek riskli gebelik süreci geçiren kadın, Konya'da yapılan operasyonla bebeğini sağlıklı şekilde kucağına aldı.

Eskişehir'de yaşayan 35 yaşındaki Fadime Borozan'ın gebelik takibinde, plasentanın rahim duvarını aşarak çevre dokulara ilerlediği ve hayati risk oluşturabilecek düzeyde yapışıklık geliştirdiği tespit edildi.

Yönlendirme üzerine başvurduğu Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Ali Acar, ekibiyle yaptığı değerlendirmelerin ardından doğumun planlı şekilde gerçekleştirilmesine karar verdi.

Gebeliğin belirli bir haftaya ulaşmasının ardından gerçekleştirilen operasyonda hem annenin yaşamını korumayı hem de bebeğin sağlıklı şekilde dünyaya gelmesini sağlamayı amaçlayan bir yaklaşım benimsendi.

Necmettin Erbakan Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi'nde gerçekleştirilen zorlu operasyonda, oluşan yoğun damarlanma nedeniyle kanama kontrolü sağlandı, bebek sağlıkla dünyaya geldi. Anne ile "Barlas" adı verilen bebek taburcu edildi.

Prof. Dr. Acar, operasyonun detaylarıyla ilgili AA muhabirine, Fadime Borazan'ın yapılan tetkiklerinden sonra ciddi bir takip süreci yürüttüklerini söyledi.

Bebeğin eşi olarak bilinen plasentanın rahmin önüne yerleşmesi, iç organlara yapışması ve kanamanın durmaması olarak bilinen plasenta akreata spektrumunun dünyada anne ölümlerinin önemli nedenlerinden biri olduğunu vurgulayan Acar, şöyle konuştu:

"Bu tür vakalar tüm dünyada son derece riskli. Ameliyat sırasında hastanın hayatı risk olabiliyor, rahmin alınması gerekebiliyor. Biz vakaların yüzde 98'inde rahmi koruyoruz. Dünyada böyle bir oran yok. Ameliyatı yaptık ve yüz güldürücü sonucu aldık. Biz yıllardır burada bu ameliyatları yapıyoruz. Annenin ve bebeğin sağlığını koruyacak şekilde kendi yöntemlerimizi uyguluyoruz."

"Zaten bu sezaryen olanlarda oluyor"

Acar, hastanın son derece ileri düzey bir vaka olduğuna dikkati çekerek, plasentanın idrar torbasına, bağırsaklara ve sol tarafta bacağı besleyen büyük damarlara kadar ilerlediğini dile getirdi.

Başarılı geçen operasyonun herkesi çok sevindirdiğini belirten Acar, "İkinci gebeliği. Zaten bu sezaryen olanlarda oluyor. Normal doğum istememizin sebeplerinden biri de bu. Normal doğumda plasenta aşağıya yerleşse bile bu tür invazyon, yani anormal damarlanma ya da yapışma görülmez. Son 10-15 yılda dünyada artan bir durum ve bunun sebebi de sezaryen sayısındaki artıştır." diye konuştu.

İkinci çocuğunu dünyaya getiren Fadime Borozan ise gebelik sürecinde riskli bir durumla karşılaştığını öğrendikten sonra zorlu günler geçirdiğini söyledi.

Kendisinin de sağlık çalışanı olduğunu ve operasyonun risklerini bildiğini ifade eden Borozan, "Şu an iyiyim ve her geçen gün daha iyi hissediyorum. İlk günlerde ağrılarım fazlaydı ancak artık yürüyebiliyorum ve normal beslenmeye başladım." dedi.

Kaynak :
Haberler.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: