Özgür Özel'in yeni yol haritası belli: Adı sanı duyulmayan parti ile seçime girecek
CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu ile Özgür Özel arasında patlak veren liderlik krizi ve kurultay gerilimi, ana muhalefet partisini yol ayrımına getirdi. Haberler.com Ankara Temsilcisi Şerife Güzel, Özgür Özel ve ekibinin CHP çatısı altında siyaset yapma alanının daraldığını ve kulislerde "TEK Parti" formülü başta olmak üzere yeni bir yol haritasının konuşulduğunu açıkladı.
CHP içinde bir süredir devam eden liderlik ve kurultay tartışmaları, Ankara kulislerinde yepyeni bir iddiayı beraberinde getirdi.
Süreci yakından takip eden Haberler.com Ankara Temsilcisi Şerife Güzel, Özgür Özel’in grup başkanlığı görevini sürdürdüğü müddetçe TBMM’de grup toplantısı yapma hakkının bulunduğunu hatırlattı. Ancak parti içindeki krizin derinleştiğine dikkat çeken Güzel, Özel ve ekibi için artık CHP çatısı altında kalmanın zorlaştığını belirterek, yeni bir siyasi yol haritasının çizilmesinin kaçınılmaz bir noktaya geldiğini ifade etti.
Ankara kulislerinde Özel ve ekibi için dile getirilmeye başlanan yeni yol haritasını da paylaşan Güzel, Teknoloji Kalkınma Partisi’nin (TEK Parti) yönetiminin devralınabileceğini ve seçime girebilecek şekilde organize edebileceğini aktardı. Güzel, “TEK Parti'nin adı değiştirilerek, kongreye gidip yeni bir oluşumla Özgür Özel ve ekibi tarafından seçime girecek şekilde organize edebileceği söyleniyor” diye konuştu.
Güzel'in değerlendirmeleri şu şekilde:
“ÖZEL GRUP BAŞKANLIĞI SÜRDÜRDÜĞÜ SÜRECE MECLİS’TE GRUP TOPLANTISI YAPABİLİR”
“Biliyorsunuz geçtiğimiz hafta grup toplantısı konusunda önemli bir çekişme, hatta parti içi neredeyse arbedeye varabilecek bir durum yaşanmıştı. Her iki isim de grup toplantısı yapacağını belirtmişti. Özgür Özel taraftarları çok erken saatte grup toplantısı salonuna gelmişlerdi ve her iki ismin de Ankara'ya çağırdığı ziyaretçiler vardı, partililer vardı. Onlar da Meclis’in giriş kapılarında bir araya gelmişler, toplanmışlardı ve ciddi de arbede yaşanmıştı aralarında. Sonradan Kemal Kılıçdaroğlu'nun grup toplantısına gelmeyeceğini ifade etmesiyle, açıklamasıyla ve Meclis’in de ziyaretçi yasağı koymasını talep etmesi ve başkanlığın da, Meclis Başkanliğı’nın da ziyaretçi yasağı koymasıyla durum sakinleşmişti.
Özgür Özel Meclis kürsüsünde konuşmuştu, Kemal Kılıçdaroğlu genel merkezde konuşmuştu. Geçen hafta Kemal Kılıçdaroğlu, grup başkanvekillerinden Gökhan Günaydın ve Ali Mahir Başarır'ı İhraç istemiyle disipline sevk etti. Tedbirli bir talep olduğu için bunlar görevlerinden uzaklaştırıldılar. Şu anda sadece Murat Emir grup başkanvekili olarak duruyor ama Özgür Özel de grup başkanı olarak görevine devam ediyor. Dolayısıyla Özgür Özel grup başkanlığını sürdürdüğü sürece ‘Ben Meclis’te grup toplantısı yapıyorum’ diyebilir. Bu hafta yine Özgür Özel ‘Ben grup yapacağım’ diyebilir. Murat Emir grup başkanvekili olarak toplantıyı açabilir. Hatta Özgür Özel görevden alınan, daha doğrusu ihraç talepleri nedeniyle CHP ile şu anda fiili bağları kesilen iki ismin yerine de yeni grup başkanvekilleri bile seçebilir. Zira Özgür Özel'in yanında 80'i aşkın milletvekilinin olduğunu biz geçen haftaki grup toplantısında gördük.
Bu haftada kendisine yarısından bir fazlası, hatta milletvekillerinin çoğu zaten yanında görünüyor. Bir fazla milletvekili olması yeni bir seçim yapmasına engel değil. Bu hafta ‘Ben kapalı grup yapıyorum ve seçim yapacağım’ derse de bu bizim için sürpriz olmayacak diye düşünüyorum. Kemal Kılıçdaroğlu ne yapar? Genel merkezden buraya gelir mi? Kavga görüntüsü vermek istemediğini, bu kavgaya taraf olmak istemediğini söylemişti geçen hafta. O nedenle de grup toplantısını yapmayacağını, genel merkezde vatandaşlara ve partililere hitap edeceğini söylemişti. Kılıçdaroğlu'nun yine benzer bir tavrı göstermesini bekliyoruz.
“KURULTAY İMZALARI BUGÜN GENEL MERKEZE ULAŞTIRILACAK”
Özgür Özel'in daha önce açıkladığı imza sayıları vardı. Geçtiğimiz hafta gündemde olmuştu. Onlar zaten mutlak butlan kararının ardından hemen imza toplamaya başlamışlardı. Özgür Özel bin imzaya ulaştıklarını söylüyor. Kurultay talepleriyle ilgili dilekçelerin hazır olduğunu söylüyor. Ve bugün genel merkeze ulaştıracaklarını ifade ediyorlar. Bugün mesai saatleri bitimine kadar genel merkeze bu imzaların ulaştırılmasını da bekliyoruz.
İmzalar ulaştırıldığında ne olacak? Özgür Özel ve ekibinin talebi bin imza varsa, eğer bin imza olmasına bile çok gerek yok, hani fazlasıyla bir imza olduğunu ifade etmek için bu sayıyı veriyorlar. Bu imzaların gereği yapılacak mı? Genel merkez buna ne yanıt verecek? Bu da önemli bir soru. Ancak benim konuştuğum CHP'liler bu imzanın bir anlam ifade etmediğini, bu talebin bir anlam ifade etmediğini söylüyorlar. Çünkü mahkeme kararı var ortada. Bu tedbir kararı dolayısıyla bir yönetim değişikliğini içeriyor. Henüz Yargıtay süreci var. Yargıtay süreci tamamlanmadan imzalarla ilgili bir işlem yapılması da mümkün değil diyorlar. Dolayısıyla Özgür Özel ve ekibinin vereceği imzalar da genel merkeze ulaştırılacak, ancak ulaştırıldığıyla kalacak görünüyor şu andaki tabloda.
ÖZEL’İN B PLANI HAZIR: TEK PARTİ’NİN YÖNETİMİNİ DEVRALACAK
Özgür Özel ekibinin uzun zaman öncesinde yeni parti arayışına girdiğini biliyoruz. Kulislerde bunlar dile getiriliyordu. Partinin ismi de hatta belliydi ama çok kulislerde dile geçitilebilir durumda değildi. Kendisi de zaten ‘bir değil, iki parti olması gerektiğini’ ifade etti Özgür Özel. Daha önceki DEM Parti'nin benzer bir sorun yaşadığında ikinci bir yedek parti tuttuğunu ifade etti. Bizim de edindiğimiz bilgiler hem yeni bir parti, seçime girme hakkına sahip yeni bir partinin hazır olacağı hem de şu andaki büyük politikalardan, Meclis’te temsil edilebilecek partilerden biriyle bir seçim işbirliğine girebilecekleri yönünde bilgiler geliyor. Bu partinin ismini CHP'li isimler ifade ettikleri için ben de dile getirebilirim. TEK Parti diye bir parti var Ankara'da. Hani çok ismi bilinen ya da böyle bütün her yerde örgütlendiği söylense de tam olarak örgütlenip örgütlenmediğini bilmediğimiz bir parti. Bu partinin ismi değiştirilerek kongreye gidip yeni bir oluşumla Özgür Özel ve ekibi tarafından seçime girecek şekilde organize edilebileceği söyleniyor. Bunu CHP'li isimler dile getirdiği için ben kulislerde konuşulduğunu söylemek isterim. Hani bunun bir kesinliği evet kesinlikle buradan olacaklar diye bir durumu yok ancak TEK Parti’nin adı yavaş yavaş kulislerde dile getirilmeye başlandı.
Diğer tarafta da hem de mesela DSP ile görüştüklerini, DSP Genel Başkanı ifade etti. Biz bir yandan İYİ Parti ile bir temas olduğu yönünde bilgiler alıyoruz ki ortak listeyle seçime girebilmesi mümkün olabilsin diye. Bunu da zaten Musavat Dervişoğlu'nun Özgür Özel ile yaptığı görüşmede ve görüşme sonrasındaki açıklamasında biraz izlerini gördük. Musavat Dervişoğlu'nun grup toplantısındaki konuşmasında izlerini biraz gördük. Yani kendilerinin bu işbirliğine hazır olabileceği mesajını zaten Dervişoğlu vermişti. Bu planda ikinci bir alternatif olarak sanırım önlerinde duruyor.
“KILIÇDAROĞLU TARAFTARLARI ÖZEL'İ İHRAÇ ETMEYECEĞİZ DİYOR”
Bu hafta dediğim gibi biraz daha kritik. Çünkü Özgür Özel'i ihraç etmedi Kemal Kılıçdaroğlu, grup başkanlığına devam ediyor. Özgür Özel istifa etmediği sürece ayrılmadığı sürece grup başkanı olarak hayatına CHP'de devam edebilir. Kemal Kılıçdaroğlu çünkü dediğimiz gibi seçimle geldiği için onu görevden alamıyor. Ancak disipline sevk etmesi, tedbirli olarak ihraç kararı verilmesi ya da ihraç istemine disipline gönderilmesi gerekiyor. Kılıçdaroğlu taraftarları da diyor ki Özgür Özel'in zaten beklediği bu, kendisini ihraç etmemizi istiyorlar ve bu şekilde partiden ayrılmak istiyorlar. Dolayısıyla ‘Biz de bunlara bu imkanı vermeyeceğiz’ diyorlar. İki ihraç talebiyle disipline sevk edilen grup başkan vekilinin isminin de iddianamede geçmesinden kaynaklı olarak disipline gönderildiklerini ifade ediyorlar. Dolayısıyla Murat Emir duruyor grup başkanvekili olarak. Diğer isimlerle ilgili ihraç konusunda şu anda çok hızlı bir adım atma eğilimi de görünmüyor Kılıçdaroğlu cephesinde.
“PARTİDEN OLDUKÇA YOĞUN İHRAÇLARIN OLMASINI BEKLEYECEĞİZ”
Öncelikle Kılıçdaroğlu'nun bu grup konusundaki sorunu çözmeye bir çabası var. Ancak dediğimiz gibi onda da yolları biraz tıkalı. Grup başkanının seçimle gelmiş olmasından kaynaklı. Geçen hafta Meclis Başkanlığına yazı yazdı. Grup odalarının, Özgür Özel ve grup başkanvekillerinin odalarının boşaltılmasını istedi Kılıçdaroğlu. Meclis Başkanlığı şu ana kadar onunla ilgili bir işlem yapmadı. Ve çok hızlı bir adım atılmasını da biz de beklemiyoruz. Grup başkanvekillikleri düşen Ali Mahir Başarır ve Gökhan Günaydın’ın odalarından isimliklerinin söküldüğünü öğrenmiştik. Ancak onların da odalarını kendileri boşalttı mı, boşaltmadı mı o da hafta içinde ve bugünden sonra belli olacak. Dolayısıyla odanın içinin boşaltılmasını Meclis Başkanliğinin çok yapmasını beklemiyoruz. Bu partinin kendisinin yapması gereken ya da partililerin bu odayı kullananların iradesiyle olması gereken bir durum. İsimliklerini sökebilir ama Özgür Özel'in isimliğini zaten sökemez zira grup başkanlığı devam ediyor. Kemal Kılıçdaroğlu bu grup sorununu Meclis Başkanlığına yazarak çözmeye çalışıyor ama dediğim gibi biraz daha yolları zor.
Diğer taraftan teşkilatlar konusu var. Teşkilatlarla ilgili kendisine ‘biat etmeyen’ diyeceğim. Kendisiyle birlikte çalışmak istemeyen ve bunu beyan eden teşkilatlarla ilgili görevden almalar ve disipline sevklerin hızlanmasını bekliyoruz. Diğer tarafta belediye başkanları var. Haklarında soruşturma olan ve dosyalar olan operasyonlar geçiren belediye başkanlarıyla ilgili de bir gözden geçirme süreci yaşanıyor ve bu gözden geçirmeler neticesinde partiden oldukça yoğun ihraçların olmasını bekleyeceğiz diyebiliriz önümüzdeki günlerde. Bunun teşkilat ayağıyla hızlanmasını da bekliyoruz. Yoksa başka türlü de teşkilatına hakim olma şansını görmeyecektir.
“ÖZEL’İN GRUP BAŞKANI OLARAK YAPABİLECEĞİ EYLEMLER VE İŞLEMLER ÇOK SINIRLI”
Evet, biraz önce konuyu açıklarken ifade ettik ama bir kez daha söylemekte fayda var. Özgür Özel'in CHP'de bundan sonra kalıp kalmayacağı merak konusu. Çünkü ilk etapta çok ayrılma taraftarı olmadıklarını ifade etmişti. ‘CHP’nin kurumsal kimliği var ve biz burada mücadelemizi sonuna kadar sürdüreceğiz’ demişti. Mücadelesini Meclis’te kalarak, Meclis’te grubu yöneterek sürdürmeyi tercih etti Özgür Özel ama bir taraftan da siyasi partilerin diğer isimlerinden aldığımız değerlendirmelerde ‘Özgür Özel Meclis’te kalarak, Meclis’e kendini aslında bir nevi hapsederek hata etti’ diyorlar. Siyasi değerlendirmeler bu yönde.
Çünkü Meclis grup başkanlığı, siyasi parti genel başkanının içinde bir yönetim organı, diğer teşkilatlar gibi, genel merkez yönetimi gibi Meclis grubu da sadece yasama faaliyetlerinin sürdürüldüğü ve buranın organize edildiği bir yapıyı oluşturuyor. Dolayısıyla Özgür Özel ‘Ben grup başkanıyım demeye’ devam edebilir. Devam ettiği sürece de Kemal Kılıçdaroğlu orada istediğini yapabilir, genel merkezde istediği kararları alabilir, ihraç kararları alabilir, teşkilata hakim olabilir. Özgür Özel'in yapacağı işlem ise sadece burada haftada bir gün ya da kendisinin isteyeceği zamanlarda grup toplantısı ya da başka basın toplantısı gibi etkinliklerle kendisini ifade etme, kürsü bulma şansı. Kendi teşkilatına gidebilir, teşkilatlardan kendini destekleyen isimlerle toplantılar da yapabilir ama grup başkanı olarak yapabileceği eylemler ve işlemler çok sınırlı. Örneğin bir seçim kararı alınmış olsa, seçim süreci başlamış olsa partinin milletvekili listelerini hazırlayacak olan isim Kemal Kılıçdaroğlu. Dolayısıyla Özgür Özel'in orada kendisine bir etkinlik alanı bulması, söz söyleme hakkı bulma şansı kalmıyor. Ve bunun için de partisinden ayrılması ve kendine yeni bir yol çizmesi biraz mecburi gözüküyor.