Otuz İki Dakika: 15 Temmuz'un Acısını Ayakkabı Metaforuyla Anlatan Kısa Film Tamamlandı
Diyarbakırlı yönetmen Feyzi Baran'ın 15 Temmuz darbe girişimini konu alan kısa filmi 'Otuz İki Dakika'nın çekimleri tamamlandı. Film, şehit yakınlarının acılarını ve geride kalanların hafızasını ayakkabı metaforu üzerinden sembolik bir dille işliyor. Yapım, 15 Temmuz'da yapılacak galayla izleyiciyle buluşacak.
DİYARBAKIRLI yönetmen Feyzi Baran'ın 15 Temmuz'u konu alan kısa filmi 'Otuz İki Dakika'nın çekimleri tamamlandı. Filmin 15 Temmuz'da yapılacak gala ile izleyiciyle buluşması planlanıyor.
Diyarbakırlı yönetmen Feyzi Baran'ın senaryosunu yazıp yönettiği ve çekimleri İstanbul'da gerçekleştirilen 'Otuz İki Dakika' filmi, 15 Temmuz 2016'daki darbe girişiminin ardından şehit ailelerinin yaşadığı acıları ve geride kalanların hafızalarında bıraktığı izleri konu alıyor. Yapım, yakınlarını kaybeden ailelerin yıllar boyunca taşıdığı acıyı, anıları ve tamamlanmamış hikayeleri izleyiciye aktarmayı hedefliyor. Filmde yarım kalan hayatlar ve geride bırakılan izler, ayakkabı metaforu üzerinden sembolik bir dille anlatılıyor. Hikaye, 15 Temmuz gecesi şehit olan babasının yarım bıraktığı emaneti tamamlamaya çalışan genç bir adamın yaşamına odaklanıyor.
'SADECE BİR ŞEHİT HİKAYESİ DEĞİL'
Yaklaşık 80 kişilik ekibin görev aldığı yapımda Ferhat Yılmaz, Halil İbrahim Kalaycıoğlu, Burcu Görek ve Efe Elvan rol aldı. Filmin görüntü yönetmenliğini ise Cevahir Şahin üstlendi. Yönetmen Feyzi Baran, sinemanın toplumsal hafızayı canlı tutan önemli araçlardan biri olduğunu belirterek, "15 Temmuz hain darbe girişiminin yaşandığı dönemde çocuk yaşta olan birçok gencimiz, o yılları ya hatırlamıyor ya da tarihsel bir anlatı olarak dinliyor. Sinema alanında yaptığımız her işi aslında farkındalık yaratmaya çalışılan bir sine anlayışıyla yaptık. Filmimizde, 15 Temmuz gecesi şehit olan babasının yarım bıraktığı emaneti babasının ayakkabılarını giyerek tamamlamaya çalışan genç birinin hikayesini anlatıyoruz. 'Otuz İki Dakika' filmi sadece bir şehidimizin hikayesi değil, geride kalanların taşıdığı emaneti, hafızayı anlatan bir film" dedi.
'O GÜN ANNESİZ VE BABASIZ BIRAKILAN ÇOCUKLARIN DUYGUSUNU AKTARABİLMEK İSTEDİK'
Yapımcı Ceyhan Aksoy ise 15 Temmuz'un 10'uncu yıl dönümü vesilesiyle o günleri tekrar hatırlatmak amacıyla yola çıktıklarını belirterek, "O yıllarda 10-15 yaşlarında olan henüz ne olup bittiğini doğru düzgün kavrayamamış ama bugün iş hayatına atılacak yaşa gelmiş çocuklar var. Biz istedik ki 15 Temmuz'un 10'uncu yıl dönümünde, o gün annesiz ve babasız bırakılan çocukların bugünkü duygusunu aktarabilelim. Bugün ne hissettiğini anlatabilelim. Filmimizdeki ana karakterimizin bir şehit çocuğu olarak hiç konuşmamasının temel sebebi de bu" diye konuştu.
'GERÇEKTEN VURUCU BİR HİKAYE'
Oyuncu Ferhat Yılmaz da "Bu film, gerçekten vurucu bir hikaye. Çünkü o gece şehit olanlar, yakınlarını kaybedenlerin genel olarak dramatik durumunu da anlatan bir hikayeyi işliyoruz. Benim karakterim fabrika müdürlüğü. Filmdeki karakterim milliyetçi bir adam, düzgün bir adam. Tabii hikayemiz için de Abdullah ile çok önemli bir rolüm oluyor. Bir yanlış anlaşılma üzerine müdür bey, Abdullah ile bir içşel bir çatışmaya giriyor. Ama daha sonra gerçek gün yüzüne çıkıyor. Bunun sonucunda müdür çok üzülüyor. Bir andan da Abdullah ile gurur duyuyor" dedi.
GALA, 15 TEMMUZ'DA YAPILACAK
Filmin yapımcılığını Baran Mayda ve Ceyhan Aksoy, proje koordinatörlüğünü ise Kamil Kahraman yürüttü. Diyarbakır Sinema Ofisi'nin katkılarıyla hayata geçirilen yapım, 15 Temmuz Kısa Film Proje Yarışması'nda da destek almaya hak kazandı. Filmin, 15 Temmuz'da düzenlenecek gala gösterimiyle izleyiciyle buluşması planlanıyor.