Ormanda Klasik & Akustik Festivali Sanatseverlerle Buluştu
İstanbul Lifepark'ta düzenlenen festivalde Birsen Tezer, Fahir Atakoğlu, Burhan Öçal, Gülsin Onay ve İlyun Bürkev sahne aldı. Sanatçılar doğayla iç içe ortamda geniş repertuvarlar sundu; Atakoğlu yeni eserlerini duyururken, Öçal ve Botvinov özel duo performansıyla dikkat çekti.
İstanbul Lifepark'ta düzenlenen "Ormanda Klasik & Akustik" festivali, klasik müzik ile akustik performansları sanatseverlerle buluşturdu.
Festivalde klasik müzik, dünya müziği ve akustik performanslar gün boyu sanatseverlerin beğenisine sunuldu.
Farklı kuşaklardan ve müzikal disiplinlerden sanatçıların yer aldığı etkinlikte, kendine özgü yorumu ve repertuvarıyla Birsen Tezer, uluslararası başarılarıyla tanınan piyanist ve besteci Fahir Atakoğlu, perküsyon ve dünya müziğinin ustası Burhan Öçal, Devlet Sanatçısı piyanist Gülsin Onay ile piyanist İlyun Bürkev sahne aldı.
Dünyaca ünlü piyanist, müzisyen ve besteci Fahir Atakoğlu'na performansında Seçil Akmirza eşlik etti. Burhan Öçal ise piyanist Alexey Botvinov ile özel bir duo performansı sundu.
Öçal ve Botvinov'un repertuvarında "Beethoven Pathetique Sonata 1 p.", "Philippe Glass, Metamorphosis Suite", "Ei Naudi Night book", "Ei Naudi Fly", "Prokofiev Sonata No 7 finale", "S. Rachmaninow Prelude", "A.Piazzola Libertango" ve "Adnan Saygun Sonata Finale" eserleri yer aldı.
Atakoğlu, konser boyunca "Anadolu", "Gözyaşı", "Hepsi Bu", "Farkındayım", "Sır", "Vazgeçtim" ve "Dargın Değilim"in aralarında bulunduğu eserleriyle dinleyicilere geniş bir müzikal seçki sundu.
"Çok güzel bir eser çıktı"
Konser öncesinde AA muhabirine açıklamalarda bulunan piyanist ve besteci Fahir Atakoğlu, konserin ormanda, kuş sesleri eşliğinde gerçekleşmesinin çok etkileyici olduğunu belirterek, grupla birlikte sahne aldıklarını, Seçil Akmirza ile ilk kez aynı konserde yer almalarının ise ayrı bir anlam taşıdığını söyledi.
"Ahıska Türkleri-Kayıp Sürgünün İzinde" sergisinin müziklerini yaptığını aktaran Atakoğlu, "Biraz eksik de var ama ikinci sergiye kadar müziklerini tamamlayacağım. Çok güzel bir eser çıktı. Onun inşallah canlı performansını da yapacağız. Şu anda tabii'ye bir dizi yapıyorum. O da güzel bir dizi, Alesta diye. Onunla uğraşıyorum." dedi.
Atakoğlu, "15 Temmuz Destanı" eserinin de farklı şehirlerde seslendirilmesini arzu ettiğini belirterek, "Bence ülkeye yaymak lazım. Sadece 15 Temmuz'da değil senenin belli zamanlarında ve belli şehirlerde, o şehirlerin orkestralarıyla birlikte mükemmel olur. Ben istiyorum ama daha istediğimi de söylemedim. Eserin güzelliği açısından onları memlekete yaymamız açısından çok güzel olur." ifadelerini kullandı.
Perküsyon sanatçısı ve oyuncu Burhan Öçal da klasik müzik dinleyicisinin böyle bir mekana gelip gelmeyeceği konusunda başlangıçta şüphe duyduğunu anlatarak, "Ortak bir program yaptık. Gördüğünüz gibi güzel bir program. Ben buraya gelirken arabada camı açtık. Ne kadar güzel. Yeşil bir orman, Gülsin Onay çalıyor. Muhteşem. Çok doğru bir şey olmuş dedim. Bunun devamının gelmesi lazım. Alexey Botvinov ile 12 yıldır tanışıyoruz. Hemen geldi ve güzel de bir program yaptık." diye konuştu.
"Oldukça geniş bir repertuvar sunuyoruz"
Piyanist Alexey Botvinov ise repertuvarlarının klasik ve modern eserlerden oluştuğunu dile getirerek, şunları kaydetti:
"Programımız, birbirinden çok farklı bestecilerin eserlerinden oluşuyor. Beethoven'la başladık, Sergey Prokofyev sonra Sergey Rahmaninov parçalarına devam ediyoruz. Klasik müzikten çağdaş müziğe uzanan oldukça geniş bir repertuvar sunuyoruz. Birlikte neler yapabildiğimizi sahnede göstermeye çalışıyoruz. Aslında bu proje biraz imkansız görev gibi. Ben ağırlıklı olarak klasik müzik icra ediyorum, Burhan ise olağanüstü oryantal perküsyonuyla eşlik ediyor. Bu iki farklı dünya bir araya geldiğinde adeta yeni bir müzikal gerçeklik ortaya çıkıyor. Yaptığımız şey gerçekten kolay değil. Burhan'ın ortaya koyduğu performans son derece özel ve bunu gerçekleştirmek oldukça zor. Birlikte sahne almaktan ve bu işbirliğinden büyük mutluluk duyuyoruz."
Konserde sahne alan Devlet Sanatçısı piyanist Gülsin Onay da etkinliğin doğayla iç içe atmosferinin klasik müziğe ayrı bir anlam kattığını belirterek, izleyicilerin konseri büyük bir dikkat ve sessizlik içinde takip ettiğini söyledi.
Onay, "Ormanın içinde klasik müzik çok yakıştı ve inanılmaz sessiz bir atmosfer vardı. Çok güzel, yoğun ilgi vardı. Aynı zamanda benim çok sevgili öğrencim İlyun Bürkev de benden önce çaldı. Çok sevinçliydim." dedi.
Yoğun bir yaz dönemi geçireceğini dile getiren Onay, Almanya'daki konser turnesinin ardından Fransa, Bodrum, Paris, Salzburg ve İngiltere'de konserler, ustalık sınıfları ve jüri üyeliklerine katılacağını anlattı.
"Bazı zamanlarda kuşlar, cırcır böcekleri bana eşlik etti"
Piyanist İlyun Bürkev ise ilk kez doğayla bu kadar iç içe bir ortamda konser verdiğini aktararak, "Çok özel bir atmosferdi. İlk defa bu kadar doğayla iç içe bir atmosferde müziği dinleyicilerle paylaştım. Hatta bazı zamanlarda kuşlar, cırcır böcekleri bana eşlik etti. Çok keyifliydi. Bir saatlik performans 5 dakika gibi geldi. Çok doğal bir ortamdı. Herkesin çok rahat hissettiği bir ortamdı. Burada müzik yapmak ve çok sevgili hocamla birlikte sahnede buluşmak benim için gerçekten çok özeldi. Çok da sevdiğim bir repertuvarı çaldım. En sonunda da ilk defa bir bestemi biss eseri olarak çaldım. Hiç unutamayacağım. Çok keyifli, çok güzel bir akşam oldu benim için." ifadelerini kullandı.
Genç piyanist Bürkev, gelecek dönemde yurt dışında önemli konserlerde sahne alacağını anlatarak, "Çok heyecanlıyım. Önümüzdeki dönemde beni çok güzel projeler ve konserler bekliyor." dedi.
Bürkev, 30 Haziran'da Berlin'de konser vereceğini, 9 Temmuz'da Cannes Müzik Festivali'nde sahne alacağını söyledi.
Sanatçı, programının devamında 27 Temmuz'da İsviçre'nin St. Moritz kentindeki Engadin'de trio konseri gerçekleştireceğini, 10 Eylül'de ise Fransa'daki Toulouse Jacobins Piyano Festivali'nde dinleyiciyle buluşacağını kaydetti.