LGS öncesi uzmandan 'kaygı' uyarısı: Sınav bilgiyi ölçer, kişiliği değil

İzmir Şehir Hastanesi'nden Doç. Dr. Gonca Özyurt, 13 Haziran'daki LGS öncesi öğrenci ve ailelere kaygı yönetimi, uyku, beslenme ve kıyaslama yapılmaması konusunda uyarılarda bulundu.

12 Haz 2026 - 10:02 YAYINLANMA
LGS öncesi uzmandan 'kaygı' uyarısı: Sınav bilgiyi ölçer, kişiliği değil

İZMİR Şehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gonca Özyurt, 13 Haziran Cumartesi günü yapılacak Liselere Geçiş Sistemi ( Lgs ) sınavı öncesi hem öğrencilere hem de ailelere kritik uyarılarda bulundu. Kaygının tamamen kötü bir duygu olmadığını ancak fazlasının dikkat bozukluğu ve depresyona yol açabileceğini belirten Doç. Dr. Özyurt, "Sınav çocukların bilgilerini ölçüyor, kişiliklerini veya kendi değerlerini ölçüyor. Ailelerimize de çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamalarını öneriyorum" dedi.

Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından merkezi sınavla öğrenci alan ortaöğretim kurumlarına yönelik LGS kapsamındaki merkezi sınav, 13 Haziran Cumartesi günü iki oturum halinde uygulanacak. İzmir Şehir Hastanesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Gonca Özyurt, sınava sayılı günler kala öğrencilerin ve ailelerin süreçteki en önemli görevinin artık sadece ders çalışmak değil, kaygıyı doğru yönetmek olduğunu belirtip, "Belli düzeyde kaygı bizi daha çalışkan hale getirir. Bizi motive eder, harekete geçirir. Kaygı düzeyi belli bir aralıkta tutulduğu ne az ne çok olduğu sürece bize çok faydalı bir duygudur. Ancak kaygı düzeyi artarsa, buna bağlı olarak kaygı bozuklukları ortaya çıkabiliyor. Kaygı bozuklukları geliştiğinde ise öğrencilerimizin dikkati bozulabiliyor. Bu kısım çok önemli; çünkü bazen bu durum Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanısıyla bile karışabiliyor" dedi.

'KAYGI BOZUKLUĞU DEPRESYONA DÖNÜŞEBİLİR '

Kaygının normal aralığın üzerine çıkmasının daha ciddi psikolojik tabloları tetikleyebileceğini belirten Doç. Dr. Özyurt, "Bazen durum kaygı bozukluğunu da aşarak majör depresyon tanısını karşılayabilir. Daha ağır durumlarda gördüğümüz çökkün duygu durum, üzüntü hissi, mutsuzluk, karamsarlık, hayata karşı umutsuzluk ve keyif alamama gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Yine kaygı nedeniyle uyku sorunları, iştahla ilgili güçlükler ve zaman zaman yeme problemleri baş gösterebilir" diye konuştu.

'KRİTİK NOKTA UYKU VE BESLENME'

Sınav öncesindeki günlerde beslenme ve uyku alışkanlıklarının hayati önem taşıdığına dikkati çeken Doç. Dr. Özyurt, "Öğrencilerimiz beslenmelerine mutlaka dikkat etmeli ve kaliteli bir uyku uyumalılar. Beslenmeden kastım şu; yüksek düzeyde karbonhidrat alımı sonrasında kan şekeri önce hızlıca yükselip sonra aniden düşebilir. Bu nedenle sebze, meyve, kuru yemiş, protein, vitamin ve mineral ağırlıklı dengeli bir beslenme öneriyoruz. Uyku düzeninde de uygun ve erken bir saatte yatmalarını, yine erken bir saatte kalkmalarını sıklıkla tavsiye ediyoruz. Şu anda en kritik şey, uyku ve beslenmedir" açıklamasında bulundu.

'SINAV DIŞI KONULAR KONUŞULMALI'

Öğrencilerin rutin hayatlarına devam etmesi gerektiğini kaydeden Doç. Dr. Özyurt, "Yaptıkları hobiler, aktiviteler varsa bunlara devam etmeleri çok önemli. Onları sakinleştirecek doğa yürüyüşleri yapılabilir ancak bunu yaparken de sakatlanmalara karşı dikkatli olunmalı. Sevdikleri kişilerle görüşmek, sohbet etmek, aileleriyle vakit geçirmek iyi gelecektir. Ancak bu sohbetlerde sınav dışı konuların tercih edilmesi öğrenciler için daha rahatlatıcı olur" dedi. Hem ailelerin hem de çocukların düşünce yapısına dikkat etmesi gerektiğini vurgulayan Doç. Dr. Özyurt, şunları söyledi: "Bazen çocuklarımızın aklından 'Başaramazsam her şey biter' gibi düşünceler geçebiliyor. Bunun yerine 'Elimden geleni yaptım, bu sınav sadece benim bilgimi ölçüyor' diyebilmeliler. Sınav onların bilgilerini ölçüyor, kişiliklerini veya kendi değerlerini ölçmüyor. Bu bakış açısını özellikle tekrar vurgulamak istiyorum. Sınav sabahında ise dinlenmiş, güzel bir şekilde kahvaltısını yapmış olarak, mümkün olduğunca sakin bir şekilde sınava girilmeli."

AİLELERE 'ÇABAYI ÖVÜN, KIYASLAMAYIN' ÇAĞRISI

Son olarak ebeveynlere de önerilerde bulunan Doç. Dr. Özyurt, güven veren bir aile tutumunun önemine değinerek, "Ailelerimize, çocuklarını başka çocuklarla kıyaslamamalarını öneriyorum. Sonucu felaketleştirmek ve hayatın tek belirleyicisinin bu sınav olduğunu düşünmek yerine; daha sakin bir düşünce yapısıyla 'Çabanı görüyorum, ihtiyacın olduğunda da her zaman yanındayım' bakış açısını kazanmalılar. Özellikle çocukların çabalarına, emeklerine vurgu yapmalılar. Ellerinden geleni yaptıklarını belirtmeli ve bu emeğe saygı duymalıyız. Her zaman, her koşulda yanlarında olduğumuzu hissettirmeliyiz" diye konuştu.

Kaynak :
Haberler.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: