Korumasız TL’nin faturası

Son üç yılda doların TL karşısındaki değeri yüzde 131, avronun değeri ise yüzde 148 arttı. Bu yükseliş; ithalat faturasını şişirdiği için üreticinin maliyetini katladı. Sanayicinin maliyeti artınca üretim ve ihracat zayıfladı. Zamları da tetiklediği için enflasyonu besleyen ve fiyatların kontrolünü zorlaştıran bu tablo, faizlerin düşürülmesinin önündeki en büyük engel olarak duruyor.

15 Haz 2026 - 04:05 YAYINLANMA
Korumasız TL’nin faturası

Türkiye ekonomisi uzun süredir, yüksek ve dalgalı döviz kurunun tetiklediği enflasyonist baskılar ile buna karşılık uygulanan yüksek faiz politikalarının neden olduğu bir kısır döngü içerisinde mücadele ediyor. Döviz kurundaki oynaklık, ithalat maliyetlerini artırarak doğrudan fiyatlara yansıyor ve enflasyonu körüklüyor. Bu ortamda enflasyonu dizginlemek isteyen politika yapıcılar, çözümü çoğu zaman faiz oranlarını yükseltmekte buluyor. Ancak yüksek faiz, yalnızca reel sektörü baskılamakla kalmıyor; aynı zamanda enflasyonu dolaylı olarak besleyen yeni bir baskı kanalı da oluşturuyor. Artan faiz oranları, üretim maliyetlerini yukarı çekerken; krediye erişimi zorlaştırıyor, hane halkı ile yatırımcının borçlanma maliyetini artırıyor.

BU TABLO HER ŞEYİ ZORLAŞTIRIYOR

Son üç yılda doların TL karşısındaki değeri yüzde 131, avronun değeri ise yüzde 148 arttı. Bu yükseliş; ithalat faturasını şişirdiği için üreticinin maliyetini katladı. Sanayicinin maliyeti artınca üretim ve ihracat zayıfladı. Zamları tetiklediği için enflasyonu besleyen ve fiyatların kontrolünü zorlaştıran bu tablo, faizlerin de düşürülmesinin önündeki en büyük engel olarak duruyor. Bankalarda tutulan bireysellerin döviz hesaplarına dokunulmadan enflasyonla mücadelenin başarıya ulaşması ve faizlerin düşürülmesi zorlaşıyor. Bireysellerin döviz hesaplarında ve yastık altında bekleyen büyük miktardaki birikimler, ekonomideki dolarizasyonu kalıcı hale getiriyor ve para politikasının etkisini zayıflatıyor.

DOLAR VE AVRO YATIRIM ARACI OLMAMALI

Bir yanda enflasyonu düşürmek için yüksek faiz uygulanırken, diğer yanda döviz hesapları neredeyse hiçbir caydırıcı yükümlülükle karşılaşmıyor. Bireysel yatırımcıların bankalarda tuttuğu döviz varlıklarının yıllık kazancından kademeli olarak vergiye tabi tutulması; dolar ve avro gibi para birimlerini yatırım aracı olarak görülmesinin önüne geçer. Çünkü; enflasyon ve yüksek faiz sarmalının arkasındaki temel sorun, vatandaşların tasarruflarını Türk Lirası yerine dövizde tutması olarak dikkat çekiyor. Milyonlarca kişinin döviz hesaplarında bekleyen büyük miktardaki birikimler, ekonomideki dolarizasyonu kalıcı hale getiriyor ve para politikasının etkisini zayıflatıyor. Tasarruf sahipleri, kendi birikiminin değerini korumak için dövizi tercih etmesi, merkez bankasının attığı adımların etkisi sınırlıyor.

Merkez Bankası, enflasyonu düşürmek için yüksek faiz uygularken, diğer yanda döviz hesapları neredeyse hiçbir caydırıcı yükümlülükle karşılaşması, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığı için stratejik adım atmayı gerekli kılıyor. Yılları tecrübesi ve yaşanan sıkıntıların bir türlü aşılamaması; Türk Lirası'nı koruyacak bu sistemi zorunlu kılıyor. Türk Lirası'nın tasarruf aracı olarak yeterince tercih edilmemesi ve ekonomide döviz talebinin yüksek seyretmesi, enflasyonla mücadeleyi zorlaştıran başlıca unsurlar arasında gösteriliyor.

ENFLASYONU TETİKLİYOR

Ekonomide dövize yönelik talebin artması, kur üzerinde baskı oluşturuyor. Kur yükselişleri ise ithal ürünlerden enerjiye, ham maddeden gıdaya kadar birçok alanda maliyet artışına neden olarak zam dalgalarını besliyor. Mayıs 2023’te yüzde 38 olan enflasyon, faizler yüzde 8,5’ten yüzde 50 çıkarılmasına rağmen hedeflenen seviyeye düşürülemedi. Yüzde 75 ile zirveyi gören enflasyon, yüksek faiz politikasında ısrar edildiği halde mayıs itibarıyla yüzde 32,6 seviyesinde bulunuyor.

FAİZLERİN DÜŞÜRÜLMESİNİ ENGELLİYOR

Yüksek döviz talebi devam ettiği sürece, Türk Lirası'ndan kaçışı önlemek için faizlerin yüksek tutulması gerektiği savunuluyor. Bu durum, para politikasının hareket alanını daraltırken faiz indirimlerini de zorlaştırıyor. Merkez Bankası, enflasyonu düşüremediği için, sanayicinin, tüccarın, ihracatçının, çiftçinin, esnafın ve vatandaşın uzun zamandır beklediği faiz indirimini yapamıyor.

ÜRETİMİ VE İHRACATI FRENLİYOR

Kur oynaklığının arttığı dönemlerde üreticiler maliyet hesabı yapmakta zorlanıyor. Belirsizlik ortamı yatırım kararlarını geciktirirken, uzun vadeli üretim ve ihracat planlarını da olumsuz etkiliyor. 400 milyar dolar ithalatın faturası üç yıl önce 800 milyar TL iken, kurların yükselmesi nedeniyle aynı miktardaki ithalat için Türkiye’deki üreticinin ödediği miktar 2,1 trilyon liraya çıktı. Ham madde maliyeti 1,3 trilyon lira artan üretici, maliyet kanalıyla ağırlaşan yükü hem fiyatlara yansıttı hem de ihacat yaparken rekabet zorluklarıyla karşılaştı.

FİYATLARI KONTROL ETMEYİ ZORLAŞTIRIYOR

Döviz kurundaki dalgalanmalar, işletmelerin fiyatlama davranışlarını etkiliyor. Gelecekteki maliyet artışlarından çekinen firmalar önceden zam yapma eğilimine giriyor, bu da enflasyon beklentilerinin bozulmasına yol açıyor.

Türk Lirası'nı koruma sistemi

Bu tabloyu tersine çevirmek mümkün. Devreye alınmasını önerdiğimiz Türk Lirasını Koruma Sistemi, Türk Lirası’nın güvenilirliğini yeniden inşa etmeyi ve dövize bağımlı, spekülatif kazanç döngüsünü kırmayı amaçlıyor. Kur üzerinden elde edilen kısa vadeli gelirlerin cazibesini azaltmadan TL’nin istikrarlı ve güçlü bir para birimi hâline gelmesi mümkün değil. Bu sistem, kur şoklarının tetiklediği ani hareketleri dengelemeyi ve ekonomiyi uzun vadeli düşük enflasyon, düşük faiz ve sürdürülebilir büyüme patikasına oturtmayı hedefliyor. Sistem hayata geçtiğinde, döviz kurundaki istikrar sayesinde bireysel yatırımcı yeniden Türk Lirası'na yönelerek milli para birimine olan güveni pekiştirecektir. Kur oynaklığının azalmasıyla birlikte ithalat maliyetleri gerileyecek, bu da doğrudan akaryakıt ve enerji fiyatlarına olumlu yansıyacaktır. TL'nin güç kazanmasıyla faiz oranları düşüşe geçecek, böylece yatırım ve üretim ortamı daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir zemine oturacaktır. Enflasyonun kontrol altına alınması, hane halkının refahını artıracak, tüketim ve yatırım kararlarında güveni yeniden tesis edecektir. En önemlisi, kur manipülasyonu üzerinden kazanç hırsıyla yön verilen manipülatif hareketlerin cazibesi azalacak, bunun yerine uzun vadeli, üretime ve katma değere dayalı yatırımlar ön plana çıkacaktır. Özetle, Türk Lirasını Koruma Sistemi yalnızca ekonomik istikrarı değil, aynı zamanda adil, üretken ve sürdürülebilir bir gelecek vizyonunu beraberinde getirecektir.

Döviz gelirine vergi, TL’yi güçlendirir

Bireysel döviz mevduatlarının getirisine yüzde 25 oranında ek vergi getirilmesi, tasarruf sahiplerini Türk Lirası araçlarına yönlendirir. Çünkü ekonomi yönetimi sürekli dövize kaçışla mücadele ederken, dövizde bekleyen servetin tamamen vergisiz kalması bu mücadelenin başarıya ulaşmasını zorlaştırıyor. Ülke yüksek enflasyonun bedelini ücretlilere, emeklilere ve üreticilere ödetiyor. Bugün ülkeye döviz kazandıran, istihdam yaratan ve katma değer üreten ihracatçı şirketler döviz gelirleri üzerinden %25’e kadar vergi öderken, hiçbir üretim katkısı olmaksızın sadece döviz alım-satımıyla ve elinde döviz tutarak kazanç sağlayan bireylerin muaf tutulması hem kamu vicdanını hem de ekonomik dengeyi zedeliyor.

Vatandaşın yükü de arttı

Son iki yılda artan faiz oranları nedeniyle vatandaşın borçlanma maliyeti yaklaşık 2,5 kat, şirketlerin borçlanma maliyeti ise yaklaşık 3,5 kat artmıştır. Sonuç itibarıyla hem döviz kurundaki dalgalanmanın hem de yüksek faiz oranlarının birlikte yol açtığı bu ikili baskı, üretimi ve tüketimi aynı anda daraltmakta; ekonomik kırılganlıkları daha da derinleştirmektedir. Ekonominin çarkları yavaşlayarak konkordato ilanları artmakta, halkın refahı da giderek aşınmaktadır. Son yıllarda yaşanan döviz kuru şokları, faiz baskısı ve borsa manipülasyonları yalnızca küresel konjonktürün değil, aynı zamanda iç dinamiklerin ve güçlü sermaye gruplarının yönlendirdiği sistematik spekülasyonların bir sonucunda oluştu.



64 ilde 20 bin konut satışı yarın başlıyor

40 kez "Anlaşma" dedi petrol sert dalgalandı

10 soruda hobi bahçesi düzenlemesi

ANK koduyla dünyaya açıldı: Ankara'da 8 ayda dev hava üssüne dönüştü


Kaynak :
Yenisafak.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: