Katliam sürerken skandal görüntüler: Somaliland Cumhurbaşkanı İsrail'de kadeh tokuşturup 'Müslümanların selamını getirdim' dedi
Filistin'de yüz binlerce insanın katledildiği, yaralandığı ve milyonlarca sivilin yerinden edildiği insani dram devam ederken, Somaliland Cumhurbaşkanı Abdurrahman Muhammed Abdullahi'nin İsrail yönetimiyle ilişkileri güçlendirmek adına attığı adımlar dünya kamuoyunda infial oluşturdu. Müslüman bebeklerin ve sivillerin bombalandığı bir süreçte, Abdullahi'nin İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile sergilediği samimi görüntüler ve sarf ettiği sözler büyük tepki topladı.
"6 milyon Müslümanın selamını iletiyorum"
Uluslararası arenada büyük bir diplomatik skandal olarak yorumlanan görüşmede Somaliland Cumhurbaşkanı Abdurrahman Muhammed Abdullahi, İsrail Cumhurbaşkanı Isaac Herzog ile bir araya geldi. Görüşme sırasında İbranice "Şalom" (Barış/Selam) ifadesini kullanarak selamlaşan Abdullahi, kurulda yaptığı konuşmada, "Size 6 milyon Somalilandlı Müslümanın selamını iletiyorum" dedi. Milyonlarca Müslüman adına katliam suçlamalarının odağındaki bir yönetime selam iletilmesi, başta İslam dünyası olmak üzere küresel ölçekte çok sert eleştirilerin hedefi oldu.
Kürsüde kadeh tokuşturdu
Dünya basınında ve sosyal medyada infial oluşturan bir diğer an ise iki liderin resmi törendeki hitapları öncesinde yaşandı. Somaliland Cumhurbaşkanı Abdullahi, Herzog ile konuşma yapmadan hemen önce kürsüde kadeh tokuşturdu. Gazze'deki katliamların gölgesinde kaydedilen bu samimi kareler "pes" dedirtti.
Öte yandan Somaliland Cumhurbaşkanı Abdullahi'nin, Filistin'deki yıkıma ve katliamlara rağmen Siyonist yönetim ile ilişkileri en üst düzeye çıkarma çabasının arkasındaki jeopolitik planlar da deşifre oldu. İsrail'in, 1991 yılında Somali'den tek taraflı olarak bağımsızlığını ilan eden ancak uluslararası alanda tanınmayan Somaliland'ı resmi olarak tanıma hamlesi, stratejik bir hamle olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, bu yakınlaşmayı İsrail'in, İran merkezli Direniş Ekseni'nin Yemen ayağını oluşturan Husilere karşı Kızıldeniz'de konuşlanabileceği askeri bir "üs" arayışı ve bölgedeki nüfuz ticareti olarak yorumluyor.