İsrail’in hedefi Trump

İsrail'in saldırgan politikaları bu kez en büyük müttefikini hedef alıyor. Netanyahu'nun Trump'ın barış girişimlerine açık meydan okuması, Washington-Tel Aviv hattında uzun yıllardır görülmeyen gerilimi gün yüzüne çıkardı. İşgalci gücün yönetiminin Trump'a meydan okuması ve ABD yönetiminin işgalci güce "Yalnız kalırsın" çıkışı "Köprüler atılıyor" yorumuna sebep oldu. Gelişmeler, "Trump'ı hedef alan suikast girişimlerinin arkasında kim var" sorusunu tekrar gündeme getirdi.

16 Haz 2026 - 04:10 YAYINLANMA
İsrail’in hedefi Trump

Haydut devlet İsrail, ABD ve İran arasında, Lübnan'ın da maddelerine dahil olduğu barış anlaşmasını sabotaj peşinde. İşgalci güç, başta İran olmak üzere, Lübnan, Gazze ve Suriye’deki saldırıları ile ABD Başkanı Donald Trump’ı “sürekli savaş” tuzağına çekerek, itibarını ve liderlik imajını sarsacak adımlar atmakta ısrarcı. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun, ABD Başkanı Donald Trump ile yaptığı telefon görüşmesinde, ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın Lübnan'a ilişkin hükümlerinin Tel Aviv yönetimi açısından bağlayıcı olmadığını ve İsrail'in askeri operasyonlarını sürdüreceğini ilettiği öne sürüldü. İşgalci gücün ve Siyonist lobinin Trump’a yönelik tehditleri, ABD Başkanı’nın seçim süreci ve sonrasında hedef olduğu suikast girişimleri tekrar gündeme getirdi.

ABD’NİN ANLAŞMASINI TANIMIYORUZ

İsrail basınında yer alan haberlere göre Netanyahu, İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyinde işgal ettiği bölgelerden çekilmeyeceğini Trump'a açık şekilde bildirdi. Gazeteye konuşan İsrailli yetkililer, İran ile sağlanan mutabakatın ardından Washington yönetiminin İsrail'in Lübnan'dan çekilmesini veya saldırılarını sınırlamasını talep etmesi halinde, İsrail'in ABD baskısıyla yüzleşmek zorunda kalabileceğine işaret etti. İsrail güvenlik kabinesindeki bakanların büyük çoğunluğunun Netanyahu'nun tutumunu desteklediği belirtilirken, aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir de ABD-İran mutabakatına sert tepki gösterdi. Ben-Gvir, “Trump'ın anlaşması bizi bağlamaz. İsrail, ABD'nin bir sömürgesi değildir” çıkışını yaptı. Hizbullah tamamen etkisiz hale getirilmeden hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceklerini savunan Ben-Gvir, Lübnan'dan gelecek her saldırıya Beyrut'un Dahiye bölgesinin hedef alınarak karşılık verileceğini ileri sürdü. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz da, işgal ordusunun Lübnan'ın güneyinden çekilmeyeceğini belirtti. Öte yandan İsrail ordusu, ateşkes ve mutabakat açıklamalarına rağmen Lübnan'ın güneyindeki Kefertebnit ve Yukarı Nebatiye bölgelerine hava ve topçu saldırıları düzenledi. Gelişmeler, bölgede gerilimin yeniden tırmanabileceğine ilişkin endişeleri artırdı.

MEDYA ÜZERİNDEN VURDU

ABD Başkanı Donald Trump, "İran'ın nükleer silaha sahip olması halinde İsrail'in iki saat bile dayanamayacağını" söyledi. Trump ayrıca, İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu'nun "çok zor bir insan" olduğunu belirterek, ABD'nin yaptıkları nedeniyle Netanyahu'nun "çok minnettar olması gerektiğini" ifade etti. Buna karşılık İsrail medyası, Trump'ın süreçten "kaybeden taraf olarak çıktığı" iddiasında bulundu. İsrail basını, Steve Witkoff ve Jared Kushner'in, Katar'ın baskısı ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance'in desteğiyle "İsrail'deki kardeşlerini sattığını" belirtti. Ayrıca Körfez ülkelerinin de "sükûnetin yeniden sağlanması için İranlılara milyarlarca dolar ödemeyi teşvik ettiği, talepte bulunduğu ve buna gönüllü olduğu" belirterek Trump’ın politikası hedef gösterildi.

Gazze’de işgali genişletiyor

Netanyahu yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump nezdinde Ekim 2025’te Gazze’de ateşkes için imzalanan Şarm el-Şeyh anlaşmasını hayata geçirmemek için de ayak diretiyor. İşgalci yönetim, anlaşmanın ilk aşaması da dahil olmak üzere yükümlülüğü olan hiçbir maddeyi uygulamazken, her gün Gazze’de can almayı sürdürüyor ve insani yardımların yeterli miktarda girmesinin önüne geçerek ABD Başkanı’nın sözünün değersizleşmesini sağlıyor.

Makul ol çıkışı

ABD Başkanı Donald Trump, sürekli Türkiye’yi ve Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı hedef alan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’yu Nisan ayında Beyaz Saray’daki Oval Ofis’te yaptıkları görüşmede verdiği ayarla da gündem olmuştu. Netanyahu’nun provokatif "Suriye'nin, Türkiye de dahil olmak üzere hiç kimse tarafından İsrail'e saldırı için bir üs olarak kullanılmasını istemiyoruz” sözlerine Trump, “Erdoğan için “sıkı bir adam ve çok zeki”, Türkiye ile herhangi bir sorununuz varsa makul olduğunuz sürece çözebileceğimi düşünüyorum. Bence makul olmalısınız, makul olmalıyız” sözleriyle ayar vermişti. Trump son olarak geçen hafta Beyaz Saray'da İsrailli bir gazetecinin, "Türkiye Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsrail'i tehdit etmeye devam ediyor. İsrail'le bir çatışma ihtimali olduğunu düşünüyor musunuz?" sorusuna, "O benim iyi bir dostum ve birlikte çok iyi çalıştık. Onu seviyorum. Kendisi büyük bir lider ve çok güçlü bir kişi" sözleriyle yanıt vererek, haydut devletin oyununa gelmeyeceğini gösterdi.

Ayağını denk al!

Siyonist gücün saldırganlığının Beyaz Saray'da oluşturduğu rahatsızlık da artık açıklamalara yansıyor. ABD Başkanı Donald Trump ve yönetiminin, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu terslediği açıklamalar medyada yer aldı. Axios'un haberine göre Trump, İran politikasını eleştiren Netanyahu'yu "Dikkatli olsan iyi edersin, yoksa yakında tek başına kalacaksın" sözleriyle uyardı. Gerilimin ardından ABD Başkan Yardımcısı JD Vance da dikkat çeken açıklamalarda bulundu. ABD ile İsrail'in çıkarlarının her zaman örtüşmediğini belirten Vance, Netanyahu'nun İran savaşı sürecinde Washington ile ilişkilerinde bazı hatalar yaptığını söyledi. Olası ABD-İran anlaşmasının Amerikan halkı için önemli bir kazanım olacağını ifade eden Vance, bunun İsrail'i memnun etmeyebileceğini belirterek Washington'ın önceliğinin kendi ulusal çıkarları olduğunu vurguladı. Son olarak Trump, İsrail'in geçen hafta sonu Lübnan'ın başkenti Beyrut'a saldırısına ilişkin, "Bibi (İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu) neden böyle kahrolası bir saldırı düzenlemek zorunda kaldı ki? Çok sinirlendim. Ona bunu söyledim. Hiçbir muhakeme yeteneği yok" ifadelerini kullandı.

Artık engel görüyor

İsrail gazetesi Haaretz'in köşe yazarı Gideon Levy, ABD, İsrail ve İran arasındaki mevcut tabloyu değerlendirerek durumun hâlâ "son derece patlayıcı" olduğunu söyledi. Levy, "Günün sonunda çok açık ki bu süreçte kaybeden taraf yalnızca İsrail oldu. Trump'ın çevresinde, Cumhuriyetçi Parti içinde, Beyaz Saray'da ve Dışişleri Bakanlığı'nda Trump'ın kendisinden bile İsrail'e daha eleştirel yaklaşan çok sayıda isim bulunuyor" ifadelerini kullandı. El Cezire’ye konuşan Levy, ABD'nin ve özellikle Trump'ın İsrail'e bakışında önemli bir değişim yaşandığını savunarak, "Amerika Birleşik Devletleri ve Donald Trump açısından İsrail artık bir engel olarak görülüyor ve bundan sonra da bir engel olarak muamele görecek." değerlendirmesinde bulundu.

Tom Barrack’lı mesaj

ABD Başkanı’nın, İsrail ve Yahudi lobisinin Türkiye yanlısı olarak gördüğü ve görevden alınmasını istediği Ankara Büyükelçisi Tom Barrack’a, Suriye Özel Temsilciliği görevinden sonra Irak Özel Temsilciliği görevine ataması da Beyaz Saray ve Netanyahu yönetimleri arasında bölge politikaları arasında yaşanan ayrışmaya yeni bir örnek olarak değerlendiriliyor.

Üst üste suikast girişimleri

Trump, hem başkanlık seçimleri süreci hem de sonrasında dört kez suikast girişimiyle karşı karşıya kaldı. Trump, Nisan 2026’da Beyaz Saray Muhabirleri Derneği (WHCA) yemeğinde silahlı saldırı son anda engellendi. Yine Ekim 2024’te Trump mitinginin güvenlik kontrol noktasında aracında av tüfeği, dolu bir tabanca ve mühimmat bulunan bir kişinin gözaltına alındı. 15 Eylül 2024’te Trump'ın Florida'daki golf sahası yakınlarında gizli servis ajanlarının çitlerin arasından AK-47 tarzı bir tüfeğin namlusunu görmesinin ardından bir adam gözaltına alındı. Ve 13 Temmuz'da Butler, Pennsylvania'daki bir mitingde, yakındaki bir binanın çatısından ateş açılması sonucu bir kurşun Trump'ın kulağını sıyırdı. Eylül 2025’te Trump’a çok yakın bir isim olan ve son dönemde İsrail karşıtı çıkışları ile bilinen Amerikalı muhafazakar aktivist Charlie Kirk suikast sonucu hayatını kaybetti. Bu saldırıların arkasındaki güce ilişkin bugüne kadar net bir açıklama yapılmadı.


İsrail muhalefetinde Netanyahu'ya karşı sesler yükselmeye devam ediyor: Geçmişte belirlediği hedefleri inkar ediyor

ABD'li yetkili İran'la devam eden müzakere sürecine dair açıklamada bulundu: Ordu Orta Doğu'da kalacak

İran'la savaşın başındaki Trump'tan sonundaki Trump'a: Beden dili dikkat çekti

ABD'nin Stratejik Petrol Rezervinde gerileme: 43 yılın en düşük seviyesini gördü


Kaynak :
Yenisafak.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: