İran mutabakatı Trump-Netanyahu ittifakını yolun sonuna mı getirdi?

Araştırmacı Dr. Damla Taşkın’a göre, ABD ile İran arasındaki mutabakat Washington-Tel Aviv hattında derin bir stratejik çatlak yarattı. ABD Başkanı Donald Trump için Hürmüz Boğazı’nın açılması enerji fiyatları ve savaşın önlenmesi noktasında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun iç siyasi ihtiyaçlarından öncelikli hale gelirken; Netanyahu için ise mutabakat dışında kalmak caydırıcılık iddiasını ve ABD üzerindeki etkisini zayıflatıyor.

19 Haz 2026 - 21:52 YAYINLANMA
İran mutabakatı Trump-Netanyahu ittifakını yolun sonuna mı getirdi?

Araştırmacı Dr. Damla Taşkın, ABD ile İran arasında imzalanan yeni mutabakatı değerlendirdi. Taşkın, İsrail'in mutabakat dışında bırakılmasının taktiksel bir anlaşmazlık olmadığını belirterek, "Bu durum, Trump'ın Netanyahu'nun güvenlik önceliklerini Amerikan çıkarlarının önünde görmediğini ve onu artık bir siyasi yük olarak değerlendirdiğini kanıtlıyor" dedi.

"İSRAİL'İN MASANIN DIŞINDA KALMASI ÖNEMLİ BİR SİYASİ İŞARET"

ABD ile İran arasında sağlanan mutabakatın Washington ile Tel Aviv arasındaki stratejik uyumun sınırlarını belirginleştirdiğini ifade eden Taşkın, mutabakatın ilk etkilerinin diplomatik pazarlıklarda görüldüğünü belirtti.

Taşkın, süreci şu sözlerle özetledi: "Trump bu süreci petrol fiyatlarını aşağı çekecek bir diplomatik başarı olarak sunarken, Netanyahu ise anlaşmanın İran'a yeniden hareket alanı açacağını savunuyor. İsrail'in mutabakatın dışında bırakılması yalnızca diplomatik bir tercih değil; Trump'ın Netanyahu'nun güvenlik önceliklerini Amerikan çıkarlarının önünde görmediğini gösteren önemli bir siyasi işarettir."

"LİDERLERİ FARKLI SİYASİ ÇIKARLAR AYRIŞTIRIYOR"

İki lider arasındaki görüş ayrılıklarının arkasında 2026 seçim takvimlerinin ve farklı siyasi çıkarların yattığına dikkat çeken Taşkın, Trump için Amerikan seçmenine ekonomik rahatlama sunmanın, Netanyahu'nun bölgesel güvenlik takvimini sürdürmekten çok daha öncelikli olduğunu vurguladı: "ABD'de Kasım 2026'da yapılacak Kongre ara seçimleri öncesinde Hürmüz Boğazı'nın açılması ve enerji maliyetlerinin düşmesi Cumhuriyetçiler için somut bir kazanım. Öte yandan İsrail'de Ekim 2026'da yapılması planlanan seçimler öncesinde kamuoyu yoklamaları, Netanyahu'nun koalisyon blokunun hükümet kurma çoğunluğunu kaybedeceğine işaret ediyor. Yolsuzluk davaları ve uluslararası yargı süreçleriyle sıkışan Netanyahu, masanın dışında kalarak hem bölgesel caydırıcılık iddiasını hem de Trump üzerindeki etkisini kaybediyor."

"ASIL SORU İTTİFAKIN BİTMESİ DEĞİL, NETANYAHU'NUN İKAME EDİLEBİLİRLİĞİ"

Liderler arasındaki bu çatlağın ABD'deki İsrail yanlısı çevreleri de böldüğünü belirten Dr. Damla Taşkın, Amerikalı Yahudi seçmenler üzerinde yapılan anketlerin de Netanyahu hükümetine olan desteğin oldukça düşük (yüzde 23) olduğunu gösterdiğini aktardı.

Taşkın, analizini şu çarpıcı tespitle sonlandırdı: "Trump açısından enerji fiyatlarının düşürülmesi ve yeni bir savaşın önlenmesi, Netanyahu'nun iç siyasi ihtiyaçlarından daha öncelikli hale gelmiştir. İran mutabakatının asıl sonucu, Trump'ın İsrail'i değil, Netanyahu'nun bölgesel siyaset üzerindeki belirleyiciliğini gözden çıkarmaya başladığına işaret etmesidir. Önümüzdeki süreçte temel soru, iki lider arasındaki ittifakın tamamen sona erip ermeyeceğinden çok, Netanyahu'nun Trump yönetimi açısından ne ölçüde aşılabilir ve ikame edilebilir bir aktöre dönüşeceğidir."

Kaynak :
Haberler.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: