'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasının 83. duruşması sona erdi

İstanbul 33. Ağır Ceza Mahkemesince, Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu karşısındaki salonda yapılan duruşmada savunma yapan tutuksuz sanık Ahmet Önal, yaklaşık 20 yıldır İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) bünyesinde çeşitli görevlerde bulunduğunu söyledi.

17 Eyl 2026 - 21:30 YAYINLANMA
'İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü' davasının 83. duruşması sona erdi

Davaya konu olan Kirazlı-Halkalı metro ihalesinde komisyon başkanı olarak görev aldığını belirten Önal, "İhale komisyonunun ve ihale yetkilisinin, ihale aşamasında SGK ve vergi borcu sorgulama yükümlülüğü bulunmamaktadır. Bu yükümlülük sözleşmenin imzalanması aşamasındadır. SGK ve vergi borcu sorgulayacağımız bir sorgulama ekranı da o tarihte yoktur. Bu sorgulama ekranı Ağustos 2025 tarihinden sonraki ihaleler için aktif edilmiştir." ifadelerini kullandı.

Önal, ihale komisyonunun mevzuat çerçevesinde sorumluluklarını yerine getirdiğini belirterek şu beyanda bulundu:

"Biz 641 milyon lira kamu faydası sağladığımız bir işte kamu zararı oluşturarak ihaleye fesatla yargılanıyoruz. Neresinden bakarsanız bakın, kesinlikle doğru olmayan bir yaklaşımdır. İhale iptali de sadece ve sadece kamu faydası sağlamak adına yapılmıştır. İddianamede ihaleye fesadın maddi ve manevi unsurlarını oluşturabilecek belge tahrifi, teklif değiştirme, gizli anlaşma, rekabeti ortadan kaldırabilecek işlemler, sonuç doğuran hileli işlemler ile para transferi, banka hareketi gibi maddi kazanım yönünde bir tespit bulunmadığı gibi buna ilişkin tarafıma atıfta da bulunulmamaktadır."

Tutuksuz sanık Murat Yazıcı, geçmişte yaptığı görevleri anlatarak kısa bir emeklilik sürecinden sonra İBB'de memuriyete döndüğünü ve Daire Başkanı kadrosunda görevine devam ettiğini söyledi.

28 yıllık devlet memuru olduğunu ifade eden Yazıcı, "Murat Yazıcı, bugün birdenbire İstanbul Büyükşehir Belediyesine gelince böyle bir suç örgütü üyesi olmuş ve suç işlemeye başlamış demek. Benim ağrıma gidiyor." ifadesini kullandı.

"HİÇBİR ŞEKİLDE YÖNETİMDE YER ALMADIM"

Tutuksuz sanık muhasebeci Elif Kapki savunmasında, yaklaşık 9 yıldır Murat Kapki'nin yanında çalıştığını, muhasebe ve finans pozisyonunda görev yaptığını söyledi.

Elif Kapki, sanıklardan Murat Kapki'nin 2024 yılının mart ayında kardeşi Serhat Kapki ile maddi konularda bir anlaşmazlık yaşadığını, bundan kaynaklı olarak da şirketi fiiliyatta yönetmeyecek, sadece kağıt üzerinde yetkisi gözükecek ancak maddi bir talebi olmayacak bir kişiye devretmek istediğini anlatarak, bu teklifi kabul ettiğini belirtti.

Şirket devirlerinde herhangi bir para alışverişi olmadığını, bu şirketlerden herhangi bir kar da elde etmediğini aktaran Kapki, "Ben hiçbir şekilde yönetimde yer almadım, orada finansal işlere bakmaya devam ettim. Asla bir şirket yetkilisi gibi davranmadım, orada çalışan kişiler de bunu onaylayacaklardır. Daha sonrasında Murat Kapki şirketi Şeyhmus Sarıboğa adlı çalışanına devretmemi söyledi. Tarafımca Serhat Kapki'den şirketi alırken bir para göndermem, aramızda herhangi bir sözleşme vesaire durumları söz konusu olmadığı gibi aynı şekilde Şeyhmus Sarıboğa'ya üzerimde olan şirketi devrederken de hiçbir şekilde para alışverişimiz olmamıştır. Zira şirketler benim de değildi, diğer kişilerin de değildi." beyanında bulundu.

Kapki, şirket ve araç satışında kesinlikle hiçbir menfaat elde etmediğini ve naylon fatura kesmesinin söz konusu olamayacağını savunarak, "Her ne kadar şirket benim adıma görünse de daha önce belirttiğim gibi şirket Murat Kapki'nindir. Murat Kapki bana talimat verirdi, ben de çalışanı olarak talimatlarını yerine getirirdim. Şirketler adına herhangi bir şekilde karar verme yetkim hiçbir zaman bulunmadı." diye konuştu.

"POZİSYONUM GEREĞİ AMCAMIN OĞLU VE PATRONUMUN TALİMATLARINI YERİNE GETİRDİM"

Tutuksuz sanık Berat Çağrı Kapki ise bu süreçte, Murat Kapki'nin kuzeni ve şoförü olduğunun, şirketlerde herhangi bir yetkisinin olmadığının doğrulandığını söyledi.

Kağıt üstünde sahibi göründüğü şirketlerden hiçbir şekilde maddi ve manevi menfaat elde etmediğini savunan Kapki, "Bilerek, isteyerek suç işlemedim. Pozisyonum gereği amcamın oğlu ve patronumun talimatlarını yerine getirdim. Hiçbir şekilde bunları sorgulama gibi bir yetkim söz konusu değildi." ifadelerini kullandı.

Kapki, MASAK raporunda yer alan, Murat Kapki'ye gönderdiği 28,5 milyon lirayla ilgili, "Firmalar, aktif olan reklam yerlerini ajanslara kiralayan ve çalışanları olan reel firmalardı. O yüzden yaptığı iş karşılığında ajanslardan para gelirdi. Az önce belirttiğim gibi kağıt üstünde şirket sahibi göründüğüm için bana şirketten para geliyor, ben de asıl sahibi Murat Kapki olduğu için ona gönderiyorum. Açıklamada ise 'Borç iadesi.' yazılı. Bizzat kendisi o şekilde açıklama yazmamı istedi. Ancak benim hayatım boyunca hiçbir zaman böyle büyük miktarlarda borç alıp ödeyebilecek durumum hiçbir zaman olmamıştır." savunmasını yaptı.

Duruşmada 18 tutuksuz sanığın savunmasının da alınmasıyla, davada toplam 218 tutuksuz sanığın savunması tamamlanmış oldu.

Duruşma, tutuksuz sanıkların savunmalarının alınmasına devam edilmek üzere 21 Eylül Pazartesi gününe ertelendi.

Kaynak :
milliyet.com.tr

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: