İletişim Başkanı Duran: Daha adil bir dünyayı gerçekleştirmek için çabalamak gerekiyor

İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Türkiye'nin kendi modernitesini üreten bir tecrübeye sahip olduğunu belirterek, "Dünyaya daha adil bir dünyayı gerçekleştirmek için çabalamak gerekiyor" dedi.

28 Haz 2026 - 10:02 YAYINLANMA
İletişim Başkanı Duran: Daha adil bir dünyayı gerçekleştirmek için çabalamak gerekiyor

İbn Haldun Üniversitesinin Başakşehir Külliyesi'nde gerçekleştirilen 8. Mezuniyet Töreni'nde konuşan İletişim Başkanı Burhanettin Duran, kendisinin de bir müddet öğretim üyeliği yaptığı üniversitenin kısa sürede kurumsallaşarak önemli bir konuma geldiğini söyledi.

Mezunların müreffeh ve güçlü bir Türkiye ile dünyanın daha aydınlık bir hale gelmesi için mücadele edeceklerini canıgönülden bildiğini belirten Duran, geleceğe hazırlık misyonuyla hareket eden üniversitenin modern dünyanın ilimleriyle kendisini kuşatan bir yapıya sahip olduğunu ifade etti.

Bir asır önce aynı kürsüden yapılacak bir konuşmanın farklı bir çerçevede olabileceğini söyleyen Duran, "Eğer buradaki konuşmayı ben bir yüzyıl önce yapıyor olsaydım, muhtemelen insanlığın birikiminin Batı medeniyetinin inhisarında olduğunu ve bütün insanların Batı medeniyetinin çizdiği modernlik yolunu takip etmesi gerektiği üzerine konuşuyor olurdum. Türkiye'nin modernleşme tecrübesinin neleri içermesi gerektiğinden bahsederdim ve Batı medeniyetinin evrensel olduğunu, o ilmi almamız gerektiğini söylerdim" diye konuştu.

[Fotoğraf: AA]

"Uluslararası sistemin yaşadığı sorunları görüp bunlara çareler üreten bir kurum"

Duran, bugün ise farklı bir anlayışın ortaya çıktığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Bugün bu kürsüden konuşurken, ben İbn Haldun Üniversitesinin şu bilinçle pırıl pırıl gençler yetiştirdiğini görüyorum. Türkiye, kendi modernitesini üreten bir tecrübeye işaret ediyor. Dünyayı anlamlandırmada ve geleceğe hazırlanmada kendi yolunu çizen ve hatta 'Daha adil bir dünya mümkün' diyerek bütün insanlığa hikayesini anlatan bir tecrübeden bahsediyoruz. Alternatif sunabilen, uluslararası sistemin yaşadığı sorunları görüp bunlara çareler üreten ve daha kısaca insanlığa söyleyecek sözü olan bir kurumdan bahsediyoruz."

1990'ların başında üniversiteden mezun olmuş birisi olarak şimdiki gençleri oldukça şanslı gördüğünü dile getiren Duran, "Çünkü benim dünyamda Türkiye, birçok siyasi, ekonomik krizin içerisindeydi ve Soğuk Savaş'ın henüz yeni yeni bittiği bir dünyaydı. Batı dünyasının hakimiyetinden bahsediliyordu. Liberal dünyanın hakimiyetinden bahsediliyordu ve tarihe bir son biçiliyordu" ifadelerini kullandı.

Duran, Türkiye ve Ortadoğu için parlak olmayan o yılların geçtiğini ve bambaşka günlere gelindiğini belirterek, sözlerine şöyle devam etti:

"Son 25 yılda Türkiye'nin ortaya koyduğu tecrübeyle, Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Türkiye'nin kendi etrafında istikrar oluşturma, güvenlik sağlama ve dünyaya söz söyleme konusunda öyle bir noktaya geldik ki artık biz başka bir hikayenin peşindeyiz. İşte İbn Haldun'un sosyal bilimlerin kurucusu olarak bize 14. yüzyıldan gösterdiği o ufuk, bugün İbn Haldun Üniversitesi'nde ve buna banilik edenlerin nezdinde bir karşılık buldu. Bu karşılık sadece Türkiye'ye yönelik bir karşılık değil, tüm dünyaya seslenen bir karşılık. Bununla ne kadar övünsek azdır diye düşünüyorum."

Dünyanın çok kutuplu bir yapıya doğru ilerlediğini belirten Duran, "Ancak bu kutuplar hangileri? Aralarında nasıl bir ilişki var? Bunu bile belirlemekten uzağız. Bu dünyada bize doğruyu gösterebilecek bir çizgi lazım. Ben İbn Haldun Üniversitesi mezunlarının bu çizgiye talip olduğunu düşünüyorum. Aynı şekilde Türkiye olarak da dünyaya bu sesi vermek, daha adil bir dünyayı gerçekleştirmek için çabalamak gerekiyor" dedi.

Türkiye'nin uluslararası meselelerdeki tutumuna değinen Duran, "Eğer Gazze'deki soykırımda en fazla sesi çıkaran Türkiye ise, eğer çatışmaları durdurup savaşların tarafı olmayan, aksine güvenliği ve işbirliğini öne çıkaran bir aktör olarak Türkiye varsa, bunların hiçbirisi tesadüf değil" diye konuştu.

Duran, mezunların yalnızca diplomalarıyla değil, kendilerine yön verecek değerlerle üniversiteden ayrılmaları gerektiğini dile getirdi.

[Fotoğraf: AA]

"Gönlünüz, Gazze'den Afrika'ya, Arakan'a kadar bütün mazlum coğrafyalara açık olsun"

Mezunların 5 büyük emaneti yanlarına almaları gerektiğini söyleyen Duran, "Bu emanetler, hakikate sadakat, insana merhamet, çalışmada sebat ve mesuliyet şuuru, estetik ve kültür bilinci ve geçmişe vefa ile geleceğe inanç" dedi

İlk olarak "hakikate sadakat" kavramı üzerinde duran Duran, öğrencilere "Bilginizin, sizi kalabalıkların alkışına değil, hakkın ve hakikatin izine götürmesini temenni ediyorum. Yalanın hızlandığı, algının hakikatin önüne geçirildiği, hak ile batıl arasındaki çizginin bilinçli olarak bulanıklaştırıldığı bir çağda yaşıyoruz. Böyle bir çağda sizler, hakikate karşı açılan her savaşın önünde sağlam bir set olun. Kaleminizle, sözünüzle, duruşunuzla, ilminizle hakikatin şahitleri olun" tavsiyesinde bulundu.

Duran, ikinci emanet olarak "insana merhamet" kavramına dikkati çekerek, "Hangi makamda, hangi meslekte, hangi ülkede olursanız olun, insan onurunu her şeyin önünde tutun. Gönlünüz, Gazze'den Afrika'ya, Arakan'a kadar bütün mazlum coğrafyalara açık olsun. Nerede bir yetimin gözyaşı, nerede bir mazlumun ahı, nerede çiğnenen bir insan onuru varsa orada sizin vicdanınız da hazır bulunsun" ifadelerini kullandı.

Çalışmada sebat ve mesuliyet şuuruna ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Duran, "Büyük işler, büyük sözlerden çok, her gün yeniden gösterilen küçük ama kararlı emeklerle kurulur. Yalnızca çok çalışmakla yetinmeyin; çalışmanızı bir emanet bilinciyle, bir mesuliyet şuuru ile büyütün. İlmimizi adaletle, gücümüzü merhametle, başarımızı tevazuyla, makamımızı hizmet ahlakıyla birleştirelim" diye konuştu.

"İbn Haldun Üniversitesi'nde 75 farklı ülkeden 564 uluslararası öğrenci bulunuyor"

Duran, estetik ve kültür bilincine ilişkin ise, "Kültürel iktidar, dilde, edebiyatta, mimaride, şehirde, musikide, sinemada, dijital dünyada, gündelik hayatta ve insanın eşya ile kurduğu ilişkide görünür hale gelir" değerlendirmesinde bulundu.

Gençlere kültür, sanat, düşünce ve iletişim alanlarında kendi üsluplarını geliştirme çağrısında bulunan Duran, "Bu yüzden kültürde, sanatta, düşüncede, iletişimde ve dijital mecralarda kendi sesimizi, kendi üslubumuzu, kendi güzellik anlayışımızı inşa etmenizi temenni ederim" dedi.

Son olarak "geçmişe vefa ve geleceğe inanç" kavramı üzerine değerlendirmede bulunan Duran, "Ailenizin duasını, hocalarınızın emeğini, bu toprakların irfanını, milletimizin asırlık yürüyüşünü ve medeniyetimizin hikmet mirasını diri tutmaktır. Vefadan kastımız, geçmişten güç alarak geleceği inşa etmektir. Geleceğe inanç ise bütün zorluklara rağmen umudu diri tutmaktır. Sizler bu çağın karanlığına teslim olacak nesiller değilsiniz. Sizler kökleri derinde, ufka açık, sözü güçlü, kalbi diri bir nesil olarak yarının dünyasını kuracak gençlersiniz" ifadelerini kullandı.

İbn Haldun Üniversitesi'nde 75 farklı ülkeden 564 uluslararası öğrencinin bulunduğunu anımsatan Duran, uluslararası öğrencilere hitaben konuşmasının bir kısmını İngilizce olarak yaptı.

Kaynak :
Trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: