Bodrum açıklarında 40 metre derinliğe uzanan kesintisiz deniz çayırı kuşağı belirlendi
Muğla'nın Bodrum ilçesinde yapılan bilimsel araştırmada, Bodrum Yarımadası ile İstanköy (Kos) Adası arasında 40 metre derinliğe kadar uzanan kesintisiz deniz çayırı kuşağı tespit edildi. Çalışma, bölgedeki su kalitesinin ve ekolojik bütünlüğün yüksek olduğunu ortaya koyarken, geçmişteki balık çiftlikleri ve kıyı yapılaşmalarının olumsuz etkilerini de belgeledi.
Muğla'nın Bodrum ilçesinde yürütülen bilimsel araştırmada, Bodrum Yarımadası ile İstanköy (Kos) Adası arasında yaklaşık 40 metre derinliğe kadar uzanan kesintisiz deniz çayırı kuşağı tespit edildi.
Ekomiras Derneğinden yapılan açıklamaya göre, Muğla Büyükşehir Belediyesinin desteğiyle Fransız araştırma kuruluşu Andromede Oceanologie ve Gatemarine işbirliğinde Bodrum Yarımadası ile Gökova Körfezi'nde 25 Mayıs-6 Haziran tarihlerinde kapsamlı sonar haritalama çalışması gerçekleştirildi.
Çalışmalarda, Bodrum'un dört kıyısı, adalar ve koylar 12 ila 65 metre derinlik aralığında tarandı. Böylece bölgenin su altı habitatları ilk kez bu kapsamda haritalandırılmış oldu.
Araştırmada, Akdeniz'in en önemli deniz çayırı türlerinden posidonia oceanica yataklarının, Akyarlar ile İstanköy Adası arasında yaklaşık 40 metre derinliğe kadar kesintisiz şekilde uzandığı belirlendi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Ekomiras Derneği Kurucusu ve deniz biyoloğu Dr. Mert Gökalp, elde edilen verilerin hem bilimsel çalışmalar hem de deniz koruma stratejileri açısından önemli olduğunu belirtti.
Gökalp, "Akyarlar ile Kos Adası arasında 40 metreye kadar uzanan sağlıklı posidonia havzasını belgeledik. Bu durum bölgedeki su kalitesinin ve ekolojik bütünlüğün yüksek seviyede olduğunu gösteriyor." ifadelerini kullandı.
Çalışmada ayrıca, Kuzey Bodrum kıyılarında geçmiş yıllarda faaliyet gösteren balık çiftlikleri, kıyı yapılaşmaları ve dolgu uygulamalarının deniz çayırları üzerinde olumsuz etkiler bıraktığının tespit edildiği bildirildi.
Bazı bölgelerde deniz çayırlarının geçmişte yaklaşık 35 metreye kadar ulaştığı derinlik sınırının 15 metre seviyelerine kadar gerilediği kaydedildi.
Araştırma kapsamında elde edilen haritaların, deniz çayırlarının korunması, çapa yasak bölgelerinin belirlenmesi ve gelecekte oluşturulabilecek deniz koruma alanlarının planlanmasında kullanılacağı belirtildi.