Bakan Gürlek: Yatırımcımız hukuk düzenine güvenmeli

Adalet Bakanı Akın Gürlek, "Güçlü bir ekonomi ancak öngörülebilir bir hukuk düzeni ve güven veren bir adalet sistemi üzerine kalıcı hale gelecektir. Bizim görevimiz reel ekonomimiz üzerinde geçmişten gelen mevzuat yüklerini ya da hukuki boşluklardan kaynaklanan baskıları tek tek ortadan kaldırmaktır" dedi.

15 Eyl 2026 - 13:03 YAYINLANMA
Bakan Gürlek: Yatırımcımız hukuk düzenine güvenmeli

Adalet Bakanlığından yapılan açıklamaya göre, Bakan Gürlek, Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Yönetim Kurulu Toplantısı'nda kurul üyeleriyle bir araya geldi.

DEİK Genel Merkezi'ndeki toplantıda, iş dünyasının temsilcileriyle Türkiye ekonomisi, yatırım ortamı ve yargı alanındaki çalışmalara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Gürlek, DEİK'in Türkiye'nin ticari diplomasisinde önemli bir görev üstlendiğini belirtti.

Ülkelerin gücünün artık yalnızca siyasi ve askeri kapasiteleriyle ölçülmediğine işaret eden Gürlek, "Türk iş dünyasının dünyanın dört bir yanında daha güçlü, daha görünür ve daha etkin olmasında DEİK'in ortaya koyduğu bu gayretin ve iradenin önemi oldukça büyüktür. Çünkü artık ülkelerin gücü yalnızca siyasi veya askeri kapasiteleriyle değil, üretim güçleriyle, ticaret hacimleriyle ve dünyada kurdukları ekonomik bağlarla da ölçülmektedir." değerlendirmesinde bulundu.

İş dünyasının üretim, yatırım ve istihdam yoluyla ülkenin kalkınmasına önemli katkılar sunduğunu vurgulayan Gürlek, "Devletimizin açtığı her yeni kapının ticaretle, yatırımla ve üretimle kalıcı hale gelmesini sağlayan en önemli güçlerden biri de sizlersiniz. Şunu hepiniz fark etmişsinizdir ki artık savaşların asli sebeplerinden birinin ticari avantaj sağlamak olduğu bariz bir gerçek haline gelmiştir." ifadelerini kullandı.

Gürlek, güçlü bir ekonomi ve sürdürülebilir kalkınma modeli oluşturamayan ülkelerin dış müdahalelere açık hale geldiğine dikkati çekerek, şunları kaydetti:

"Günümüzde mücadele yalnızca cephede değil, ticarette, enerjide, teknolojide, üretimde ve finans sistemlerinde de verilmektedir. Bir ülkenin ekonomik bağımsızlığını kaybetmesi, zaman içerisinde siyasi karar alma iradesinin de zayıflaması anlamına gelecektir. İşte bu nedenle ekonomik bağımsızlığı, milli bağımsızlığımızın ayrılmaz bir parçası olarak görüyoruz."

Enerji yolları, ticaret koridorları, kritik madenler ve teknolojinin küresel güç mücadelesinin önemli unsurları haline geldiğini belirten Gürlek, Türkiye'nin bölgesindeki savaş ve gerginliklerde ortaya koyduğu müzakereci, barışçıl ve yapıcı tutumunun, ticari kazanımları da tahkim edebilmesi gerektiğini ifade etti.

Türkiye Yüzyılı vizyonunun adalet alanındaki karşılığını "adaletin yüzyılı" hedefi olarak tanımlayan Gürlek, şunları kaydetti:

"Siz üretirken, yatırım yaparken ve yeni pazarlara açılırken devletimizin bütün kurumlarıyla yanınızda olduğunu bilmenizi isterim. Güçlü bir ekonomi ancak öngörülebilir bir hukuk düzeni ve güven veren bir adalet sistemi üzerine kalıcı hale gelecektir. Bizim görevimiz reel ekonomimiz üzerinde geçmişten gelen mevzuat yüklerini ya da hukuki boşluklardan kaynaklanan baskıları tek tek ortadan kaldırmaktır. İş insanlarımız önünü görebilmeli, yatırımcımız hukuk düzenine güvenmeli ve ekonomik faaliyetler gereksiz bürokratik ya da hukuki engellere takılmadan yoluna devam edebilmelidir."

"Hukuk devletinin asli sorumluluklarından biri"

Bakan Gürlek, yargının, ekonomik hayatı tehdit eden çıkar amaçlı suç örgütleriyle mücadelesini sürdüreceğini vurgulayarak, şunları ifade etti:

"Ekonomimizi zehirleyen çıkar amaçlı suç örgütü yapılanmalarıyla mücadele ediyoruz ve etmeye de devam edeceğiz. Üretenin, yatırım yapanın, istihdam sağlayanın karşısına hukuk dışı yollarla çıkan yapılara karşı da mücadelemizi sürdüreceğiz. Ekonomik düzenin güvenliği, hukuk devletinin asli sorumluluklarından biridir. Çünkü yatırım ortamının güvenliği yalnızca mevzuatın sağlamlığıyla değil, ekonomik hayatı tehdit eden hukuk dışı yapıların etkisiz hale getirilmesiyle ancak mümkündür."

Ticari davaların uzun sürmesinin iş dünyasının önemli sorunlarından biri olduğunun farkında olduklarını aktaran Gürlek, İstanbul'daki ticaret mahkemelerini tek çatı altında topladıklarını hatırlattı.

"Önemli adımlar attığımızı düşünüyorum"

Yargılamalarda hedef süre uygulamasına büyük önem verdiklerinin altını çizen Gürlek, UYAP üzerinden dava açıldığı anda dosyanın öngörülen tamamlanma süresinin belirlendiğini anımsattı.

Gürlek, hakimlerin hedef sürelere uymasına yönelik denetimin artırıldığını, sürenin hakimin kendisinden kaynaklanan nedenlerle aşılması halinde idari ve disiplin süreçlerinin gündeme geleceğini ifade etti.

Mahkemelerdeki dosya ve personel yoğunluğunun da teknolojik imkanlarla takip edildiğini hatırlatan Gürlek, iş yükü veya personel yetersizliği bulunan noktalara daha hızlı müdahale edeceklerini vurguladı.

Bakan Gürlek, şunları kaydetti:

"Adalet Bakanlığı olarak, yasal düzenlemeleri eksiksiz ve daha işlevli hale getirmek, iç ve dış hukuk güvencelerini sağlayan yasal çerçeveleri oluşturmak, çağın gerçeklerine uygun mevzuatı hayata geçirmek, uluslararası tahkim mekanizmalarının etkin işlemesini destekleyecek hukuk diplomasisi kanallarını geliştirmek bizim temel görevlerimizden birisidir. Bu konuda önemli adımlar attığımızı düşünüyorum. Ticaret mahkemelerinin ihtisas alanlarını geliştirip yapısal güçlerini artırmak, hızlı ve adil yargısal süreçler yürütmek, yatırım ve istihdamı destekleyen hukuk devleti ilkelerini sonuna kadar tahkim etmek de bu anlayışın devamıdır. Bunu çok iyi biliyor ve bu yönde azimle çalışıyoruz."

"İstinaf mahkemelerinin kapasitesini artırdık"

Uluslararası ticaret ve yatırım uyuşmazlıklarına ilişkin çalışmalara da değinen Gürlek, 29 Mayıs'ta Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü bünyesinde Tahkim Daire Başkanlığını kurduklarını anımsattı.

Yargılamaların uzamasındaki önemli nedenlerden birinin de gereksiz bilirkişi incelemeleri olduğuna işaret eden Gürlek, bilirkişilik sisteminde kapsamlı düzenlemeler yaptıklarını ve yeni çalışmalar yürüttüklerini kaydetti.

Gürlek, hakimin hukuki değerlendirmeyi bilirkişiye bırakamayacağını belirterek, dosyaların yalnızca teknik uzmanlık gerektiren konularda bilirkişiye gönderilmesi gerektiğinin altını çizdi.

İş davalarının daha kısa sürede kesinleşmesi için istinaf mahkemelerinin kapasitesini artırdıklarını anlatan Gürlek, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinde iş davalarına bakan yeni dairelerin kurulduğunu ve hedef süre uygulamasının istinaf aşamasında da geçerli olduğunu ifade etti.

"Devlet bütün kurumlarıyla iş dünyasının yanında"

Hukuki öngörülebilirliğin, yatırım ortamının temel unsurlarından biri olduğuna işaret eden Gürlek, arabuluculuk sisteminin dava yükünün azaltılmasında önemli başarı sağladığını, yeni düzenlemelerle bazı uyuşmazlık türlerinin de arabuluculuk kapsamına alınması üzerinde çalıştıklarını belirtti.

Bakan Gürlek, iş dünyasının sahadaki tecrübelerinin mevzuat çalışmalarına katkı sağlamasını önemsediklerinin altını çizerek, "İstişareyi daha güçlü bir hukuk ve yatırım ortamının vazgeçilmez unsurlarından biri olarak görüyoruz." ifadesini kullandı.

Yatırım ve üretimin önündeki hukuki engelleri azaltmaya yönelik çalışmaları sürdüreceklerini vurgulayan Gürlek, devletin bütün kurumlarıyla üreten, yatırım yapan, ihracat gerçekleştiren ve istihdam sağlayan iş dünyasının yanında olduğunu kaydetti.

Bakan Gürlek, toplantıda, yönetim kurulu üyelerinin görüş ve önerilerini de dinledi.

Kaynak :
Trthaber.com

YORUMLAR

Maksimum karakter sayısına ulaştınız.

Kalan karakter: