Bakan Bayraktar, Türkiye'nin ortak geleceğe liderlik etmeye ve işbirliğine hazır olduğunu bildirdi Açıklaması
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Londra'da düzenlenen COP31-IEA toplantısında, enerji dönüşümü ve güvenliğinin birlikte ele alınması gerektiğini vurguladı. Türkiye'nin 2035'e kadar yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarma ve elektrik tüketim payını yüzde 35'e yükseltme hedefini açıkladı.
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, enerji dönüşümü ve enerji güvenliğinin bir arada ilerlemesi gerektiğini belirterek, "Dirençli bir gelecek, daha temiz, daha çeşitli, yüksek düzeyde birbirine bağlı ve güvenli enerji sistemlerine dayanmaktadır. Türkiye, ortak geleceğimize liderlik etmeye, işbirliği yapmaya ve yatırım yapmaya hazırdır." dedi.
Bayraktar, Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında düzenlenen COP31-IEA Üst Düzey Enerji Dönüşümü Diyaloğu toplantısına katıldı.
COP31 Başkanı ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanı Murat Kurum'un yanı sıra farklı ülkelerden bakanların da katıldığı toplantıya, Uluslararası Enerji Ajansı Başkanı Fatih Birol moderatörlük etti.
Bakan Bayraktar, buradaki konuşmasında, son yıllarda, Kovid-19 salgını, tedarik zincirindeki aksamalar, ticaret savaşları, doğal afetler, Ukrayna ve İran'daki savaş ile petrol ve doğal gaz piyasalarında bugüne kadar tanık olunan en büyük arz şoku gibi birbiri ardına gelen krizler yaşandığını anlattı.
Söz konusu bölgesel çatışmaların hiçbir zaman sadece tek bir coğrafyayla sınırlı kalmadığına işaret eden Bayraktar, çatışmaların sonuçlarının küresel ekonomide hissedildiğini söyledi.
Enerji sektörünün bu süreçte en kırılgan sektör olduğunu dile getiren Bayraktar, enerji güvenliğinin bir kez daha tartışmaların merkezine yerleştiğini ifade etti.
Bayraktar, Antalya'daki COP31 Zirvesi'ne ilerlerken Türkiye'nin mesajının net olduğunu dile getirerek, "Enerji dönüşümü ve enerji güvenliği bir arada ilerlemelidir. Dirençli bir gelecek, daha temiz, daha çeşitli, yüksek düzeyde birbirine bağlı ve güvenli enerji sistemlerine dayanmaktadır. Türkiye, ortak geleceğimize liderlik etmeye, işbirliği yapmaya ve yatırım yapmaya hazırdır." değerlendirmesinde bulundu.
Tüketimdeki ani artışla birlikte "elektrik çağına" girildi
Bayraktar, tüketimdeki ani artışla birlikte "elektrik çağına" girildiğini, geçen yıl küresel enerji talebinin yüzde 1,3 büyüdüğünü anlattı.
Elektrik talebinin ise bu hızın iki katından daha fazla artış gösterdiğini vurgulayan Bayraktar, şöyle devam etti:
"Bu devasa artış, elektrikli araçlar, veri merkezleri, artan soğutma talebi ve modern ekonomilerimizin hızlı elektrifikasyonu tarafından tetiklenmektedir. Enerji güvenliği ve iklim eyleminin el ele ilerlemesi gereken günümüzün çetin gerçekleriyle daha uyumlu, daha dirençli ve daha kapsayıcı yeni bir piyasa tasarımına ihtiyaç vardır. Biz bu dönüşümü bir fırsat olarak görüyoruz. Bundan hareketle, 2035 için net bir vizyon ortaya koyduk. Henüz iki hafta önce, COP31 Dönem Başkanlığı çatısı altında önemli bir dönüm noktasını, 2035'e kadar küresel nihai enerji tüketiminde elektriğin payını yüzde 35'e çıkarma hedefini duyurduk. Bu iddialı hedef yalın bir gerçeği yansıtıyor. Geleceğin enerji sistemi giderek daha fazla elektrik odaklı, dijitalleşmiş ve merkeziyetsiz bir yapıda olacaktır."
Bayraktar, bugün yenilenebilir kaynakların, Türkiye'nin kurulu gücünün neredeyse üçte ikisini oluşturduğunu ifade etti.
2035'e kadar yenilenebilir enerji kapasitesini üç katına çıkarma planı bulunduğunu anımsatan Bayraktar, şöyle konuştu:
"Yenilenebilir enerjideki bu devasa artışı desteklemek amacıyla, yaklaşık 30 milyar dolarlık yatırıma ihtiyaç duyacak ve çığır açacak 40 gigavatlık bir HVDC (Yüksek Gerilim Doğru Akım) iletim koridoru aracılığıyla ulusal elektrik şebekemizi de modernize ediyoruz. Bu yeni koşullar, daha akıllı şebekeler, daha fazla dijitalleşmiş sistemler, daha büyük depolama kapasitesi, daha güçlü iletim ve dağıtım ağları ile esneklik ve dirence yönelik çok daha yüksek oranda yatırım gerektirmektedir."
2030'a kadar enerji verimliliği için 20 milyar dolarlık yatırım
Dünyanın yeni gerçeklerine dayanan bu yeni mimarinin kendilerini tüm değer zincirini hesaba katmaya mecbur bıraktığını ifade eden Bakan Bayraktar, "Bu nedenle kendimizi, güneş panelleri, rüzgar türbini bileşenleri, gelişmiş bataryalar ve akıllı elektrik ekipmanları da dahil olmak üzere temiz enerji teknolojileri için bölgesel bir üretim merkezi olarak konumlandırıyoruz." dedi.
Bayraktar, kritik minerallerden bahsetmeden yenilenebilir enerji teknolojilerinden söz edilemeyeceğini bu minerallere erişimi güvence altına almanın esas olduğunu ancak sadece kaynaklara sahip olmanın yeterli olmadığını vurguladı.
Türkiye'nin bu konuda da kritik bir rol oynayabileceğinin altını çizen Bayraktar, "Bu zorluğun üstesinden gelmek için teknoloji odaklı ülkelerle ve lider firmalarla aktif bir şekilde işbirliği yapıyoruz. En güvenilir ve en temiz enerji 'tüketilmeyen enerji'. 2030'a kadar enerji verimliliği için 20 milyar dolarlık yatırımı harekete geçirmeyi planlıyoruz." ifadelerini kullandı.